Ter Kokusuna Kesin Çözüm Karbonat

Resimde evde yapılabilecek bir parfüm&deodorant önerisi gösteriliyor. Karbonat ve aktarlardan alabileceğiniz esans yağları (lavanta, okaliptüs, vanilya …) karıştırılıp  bir pamuk yardımıyla koltukaltına uygulanır ve kesin çözüm.

Bu formülü öğrendiğimden beri banyo lavabosunda bir paket karbonat bulunduruyorum. Koltuk altını temizledikten sonra (banyodan sonra ya da bir ıslak mendille silerek) avucunuza döktüğünüz bir miktar karbonatla koltukaltınızı ovuşturun. İsterseniz üzerine doğal esanslar isterseniz de kendi parfümünüzü sürebilirsiniz.

Karbonat koltuk altındaki asit-baz dengesini düzenleyerek kokuyu önlüyor. Terlemeyi kesmiyor elbette ama terleseniz bile kokmuyorsunuz. Ben denediğimde iki gün boyunca hiç koku olmadığını gördüm ve çok memnunum.

Özellikle baylar bunu uygulayabilir. Üzerine başka bir koku sürmeseniz bile tamamen kokusuz bir gün geçireceksiniz.

 

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: +2 (from 2 votes)

Kendin Yap: Pratik Mutfak Havlusu



Mutfah havlusunu asmak için pratik bir yöntem. İki tarafında kurdele geçirmek için bir kumaş eklenmiş ve kurdele geçirildikten sonra yanlardan bağlanarak sabitlenmiş. Fırın önü havluları için ideal bir kullanım. Kaynak

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Yatak Odanıza Tek Kişilik İki Yatakla Çift Kişilik Yatak

Bu fikir tamamen kendi kisisel gorusum nedenini soyle anlatayim.

Evlenmeden once herkes gibi kendi basina yatmaya aliskin biri olarak, yaninda baska biri ile uyumak ilk baslarda degisik bir durum olarak gelmisti. Elbette yaninda sevdigin, ruyanda korktugunda destek aldigin birinin olmasi inanilmaz guzel. Ancak 99 depreminde gece yatagimda tek basima uyurken (o zaman evli degildim) yatak birden bire sallanmaya baslamis ve bu korku icime oyle yer etmisti ki uzun yillar boyunca (hala zaman zaman) uyurken yatak sallandiginda deprem sanip kalbim gum gum atmaya baslar.

2006 yilinda evlendigimde aradan onca yil gecmesine ragmen esim gece yatakta dondugunde yada kalktiginda, yatagin hafif bir sallantisina uyaniyordum. Ilk zamanlar bu duruma alismak benim icin kolay olmadi. Simdi ise partnerimi iyice tanidigim icin olsa gerek, anormal sallantilar disinda uyanmiyorum.

Siz de farketmissinizdir, otellerde genelde cift kisilik yataklar iki ayri yatagin birlestirilmesi ile yapiliyor, bazi durumlarda tek kisilik iki yatak olabilsin diye. Iste boyle yataklarda farkettim ki, esinizin yataktaki hareketleri hissedilmiyor. Iki ayri yatak oldugu icin, onun hareketlerinden siz sizin hareketlerinizden de o etkilenmiyor, yatak yine bitisik ama aralarindaki o milimetrik bosluk sallantiyi engelliyor.

Yatagimi degistirme zamanim geldiginde bu sekilde yapmaya karar verdim. Hem boylece yatak tipleri de kisiye ozel secilebilir. Hani simdi bazi reklamlarda cikiyor, cift kisilik yatagin sag ve sol taraflari kisiye ozel sertlik derecesinde uretilebiliyor diye. Aman buna ne gerek, iki yatakla istediginiz sertlikte yatak secebilirsiniz.

Bu uygulamayi yaparken dikkat edeceginiz tek husus ebatlar olacak sanirim. Cunku tek kisilik bazali yataklar bildigim kadariyla en az 90cm eninde oluyor. 100 cm likler de var. Iki yatagi birlestirdiginizde 1800-2000 cm olacak, zaten 2 mt eninde yatak dusunuyorsaniz sorun degil ama odaniz kucuk ise,  1500-1600 cm eninde dusunuyorsaniz zor olabilir. Yine de bazi markalarda dar yataklar bulunabilir, ya da ozel yaptirilabilir.

Eger bazali yatak degil de ahsap karyola tercih ediyorsaniz, o zaman karyolaniz icin cift kisilik yatak degil de toplamda ayni genisligi verecek iki tane tek kisilik yatak da koyabilrsiniz.

Bu konudaki fikir ve goruslerinizi paylasirsaniz sevinirim.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 1.5/10 (2 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: -3 (from 3 votes)

Saç Sorunlarına Pratik Hileler

Saçımı yıkayacak vaktim yok diyorsanız, Dert etmeyin. Talk pudranızı saç diplerine serpiştirin. Bu, çok eski bir taktik. Bir tane de yeni taktiğimiz var. Yüz temizleme toniğini bir parça pamuğa dökün ve saç diplerinizi bununla temizleyin. Ardından saçınıza birkaç damla parfüm sürün.

Bir öneri daha: Saçlarınızı iyice fırçalayın. Ardından diplerine az miktarda saç köpüğü sürün ve kalın bigudilerle sarın. 15 dakika sonra saçlarınızı açın ve istediğiniz şekli verin.

Saçımı birden kepek bastı
Muhtemelen şu sıralar yoğun stres altındasınız. Saç derisi aynen cildinizin diğer bölgeleri gibi strese karşı tepki verir. Cildinizi yormayacak bir kepek şampuanı sorunu çözebilir.

Saçlarımı uzatmak istiyorum
İşini çok iyi bilen bir kuaförle geçiş dönemini kolay a tlatabilirsiniz. Çeşitli ışık oyunlarıyla gölgelerle geçiş dönemini iyi bir saç modeliyle geçiştirebilirsiniz.

Permamın zamanı doldu
Saçı permalı olan kadınlar genelde kremli şampuanlar kullanır. Permanızın süresi dolmaya başladığında bunlardan uzak durun. Çünkü kremli şampuanlar saçı ağırlaştırır, bukleleri çeker. Saçlarınızı normal bir şampuan ile yıkadıktan sonra bukleleri koruyan kremlerden sürün.

Saçlarım çok cansız ve dökülüyor
Saçların cansız olmasının en büyük nedeni yetersiz kan dolaşımı. Bu, aynı zamanda saçların dökülmesine de yol açıyor. Kan dolaşımını artırmak için günde iki kere saç derinize parmaklarınızla masaj yapın. Faydasını göreceksiniz. Taramak da farklı bir masaj yöntemi.

Saçlarım çok mat, parlamıyor
Saçlarınız birkaç ayda bir, ekstra bakım yapmalısınız. Çeşitli kozmetik firmalarının yoğun bakım maskelerini kullanabilirsiniz. Saç tipinize en uygun olanını kuaförünüze danışın. Ancak yoğun bakımı yaparken dikkat etmeniz gereken noktalar var. Mesela asla bakımı saçlarınızı yıkadıktan sonra yapmayın. Çünkü fazla bakım kremi saçları daha da matlaştırıyor.

Saçımın boyası hemen akıyor
Kına, boya, ya da geçici boya, mutlaka her yıkamada biraz kan kaybediyor. Bunu engellemek için son durulama suyuna bir miktar sirke karıştırın. Ekşi, boyanın akmasını engelliyor.

Saçım çok uzun, tararken zorlanıyorum
İnce telli ve uzun saçlar yıkadıktan sonra birbirlerine dolanırlar. Tararken de kişiye cehennem azabı çektirirler. Bunu önlemek için kayısı özlü şampuanlar ve saç kremleri kullanın. Kayısı özünün içindeki yağ, saçların içiçe geçmesini önler.

Saçlarım çok elektrikleniyor
Saçların elektriklenmesi çeşitli nedenlere bağlı. Ancak en önemli neden, yanlış yıkama ve tarama. Saçınızı çitileyerek yıkıyorsanız, elektriklenmesi ve kabarması normal. Aynı zamanda metal saç fırçaları ve kuru fırçalama saçı elektriklendiriyor. Kullandığınız saç fırçası kıldan ya da ahşaptan olmalı. Bunu önlemek için saçınızı yumuşak bir şekilde yıkayın. Tarama aşamasında ise fırçaya bir miktar saç kremi sürün. Krem, saçın elektriklenip kabarmasını önler.

Saçım hiç fön tutmuyor
Gerçekten de bazı saçlarda uzun fönlerden sonra bile model hemen kayboluyor. Çok ince telli ya da çok kalın telli olanlarda böyle bir sorun olabilir. Eğer saç teliniz çok inceyse hacim katan şampuanlardan kullanın. Ayrıca yıkamada saç kremini ya hiç kullanmayın ya da çok ekonomik kullanın. Kalın telli saçlar da şekle girmekte zorlanırlar. Şampuandan sonra durulama gerektirmeyen saç kremleriyle bakım uygulayın. Fön çektirmeden önce saçınızı bir miktar köpükleyin.

Büroda saçıma kötü kokular siniyor
Sürekli kapalı mekanlarda çalışanlar böyle bir sorunla karşı karşıya kalıyorlar. Odada sigara içildiğinde saçlara bu kokunun sinmemesi olanaksız. Ancak bu kokuyu yoketmek mümkün. Saçınızı biraz ıslatın, ardından güçlü bir şekilde tarayın. Başınızı öne doğru eğin ve enseden tarayın. Saçınızı iyice havalandırdıktan sonra bir miktar parfüm sıkın.

Saçlarım kırıldı
Mutlaka bir-iki santim kestirmelisiniz. Bunun dışında özel saç bakım kremleri kırık uçları tamir eder. Saçlarınızın kırılmasını önlemek için çok sıcak kurutmamalı. Ve havluyla nemini alırken dikkatli olmalısınız. Ayrıca saç tokaları da saçları kırıyor.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

El Ve Koltuk Altı Terlemesi


Dr Elmira, Azeri kökenli bir Dr. Bitkilerle ve çeşitli masaj teknikleri ile cilt gençliği ve güzelliği konusunda bilgiler veren Dr Elmira İnal, İkbalin Mutfağı programaında, pek çok kişinin muzdarip olduğu, terleme konusuna değindi. Terlemeyi düzenleyen, en iyi bitkinin, patlıcan olduğunu söyleyen Dr Elmira İnalın önerisi;

GEREKLİ MALZEMELER :
* 1 adet patlıcan
* 1 bardak su,
HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ : Patlıcanın kabuğu soyulur. Kabukları, kaynayan suyun içine atılıp, 3 taşım kaynatılır. 30 dak demlendirildikten sonra, günde 2-3 defa ılık olarak içilir.
* Ayrıca, el ve koltuk altı terlemelerinde pudra şekeri çok faydalıdır. Bu bölgeler pudra şekeri sürülerek 30 dak bekletilir.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Kemik Erimesine 15 dk. Güneş Banyosu Yeter


Osteoporoz ve D vitamini eksikliği bilgi düzeyi” araştırması, her 3 kadından sadece birinin D vitamini aldığını düşündüğünü ortaya koydu.

İSTANBUL – “D vitamini açısından en önemli kaynak güneş. Ancak bundan yeterli düzeyde yararlanamıyoruz” diyen Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, “günlük D vitamini ihtiyacını tek başına besinlerden karşılamak da mümkün değil. Bunun için haftada, ya 117 dilim tam yağlı beyaz peynir, ya 14 porsiyon sardalye, ya 140 yumurta ya da 52,5 litre süt tüketmek lazım” uyarısında bulundu.

Türkiye Osteoporoz Derneği tarafından yaptırtılan araştırma sonuçlarının açıklandığı Hyatt Regency Otel’deki toplantıda konuşan İstanbul Üniversitesi (İÜ) Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Merih Sarıdoğan, “sinsi hırsız” olarak tanımlanan osteoporozun en fazla omurga, kalça ve el bileğinde kırıklara yol açtığını söyledi.

Sarıdoğan, 50 yaş üzeri her 3 ve her 8 erkekten birinde osteoporoz görüldüğünü ve her 30 saniyede de buna bağlı kırık meydana geldiğini anlattı.

Kadınlarda 50 yaş sonrası kalça kırığından ölüm riskinin yüzde 2,8 oranında olduğuna işaret eden Sarıdoğan, ilaç tedavisinde en başta kalsiyum ve D vitamini takviyesinin geldiğini söyledi.

Yüzde 70’i doğal besinlerle karşılanabilen kalsiyumun emilimi için D vitamininin gerekli olduğunu belirten Sarıdoğan, şu bilgileri verdi:
“D vitamini açısından en önemli kaynak güneş. Ancak bundan yeterli düzeyde yararlanamıyoruz. Günde en az 15 dakika yüz, kol ve ellerin direkt güneş ışığına maruz kalması gerekir. Günlük D vitamini ihtiyacını tek başına besinlerden karşılamak da mümkün değil. Bunun için haftada ya 117 dilim tam yağlı beyaz peynir, ya 14 porsiyon sardalye, ya 140 yumurta ya da 52,5 litre süt tüketmek lazım. Bunu da tüketemeyeceğimize göre, dışardan takviye almakta yarar var. Ancak bunun için mutlaka hekime başvurmak gerekir. Türkiye dahil 5 ülkede yapılan bir araştırmaya göre, genel olarak toplumlarda D vitamini eksikliği yüzde 63,9 oranında. Bu oran ülkemizde ise yüzde 76,7. Bu güneşe az maruz kalma, beslenme, genetik farklılık ve dini nedenlerden kaynaklanıyor olabilir.”

Sarıdoğan, D vitamini eksikliğinin çocuklarda raşitizm, yaşlılarda ise osteoporozda kırık riskini artırdığına işaret ederek, yeterli düzeyde alınması halinde kas gücünü toparlayarak düşmeyi dolayısıyla da kırıkları önlediğini vurguladı.

KADINLARIN YÜZDE 43’Ü GÜNEŞTEN YARARLANMIYOR
Araştırma, 13 ilde, 40-64 yaş arası 216 kadınla gerçekleştirildi. Çalışmaya katılanların yarısına yakını D vitamini eksikliğinin nelere yol açtığını bilmediğini belirtirken, 3 kadından sadece biri yeterli düzeyde bu vitamini aldığını düşündüğünü ifade etti.

Yine her 3 kadından biri D vitamini eksikliğini giderme yollarını bilmediğini söyledi.

Araştırma, güneş ışınlarından da yeterince yararlanılmadığını ortaya koydu. Buna göre, katılımcıların yüzde 43’ünün yazın, yüzde 56’sının da kışın güneş ışığından yeterince yararlanmadığı tespit edildi.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Saçların Çabuk Uzaması İçin Diğer Doğal Yöntemler

Bir adet turpu rendeleyip suda yarım saat kadar pişirip süzün. Elde ettiğiniz turp suyuna yumurta sarısı ilave edip iyice çırpın. Bulamaç haline geldikten sonra saçlarınızı ovarak yıkayın. Saç uzatmada etkili bir yöntemdir. Koyu renk saçlı kişilerin uygulayabileceği bir başka bakım yöntemi ise aşağıda anlatılan bu karışımdır. İçinde su kaynayan genişçe bir tencerenin içine daha küçük bir kabı oturtun. Yarım çay fincanı ayçiçeği yağını, 1 çorba kaşığı kakao yağını, 1 çorba kaşığı susuz lanolini bu ikinci kabın içinde eritin. Bütün bu yağlar eriyince, kabı kaynar suyun içinden alın ve karışımı iyice çırpın. Bu karışımdan 1 çorba kaşığı kadarını alarak buna 1 çorba kaşığı su katın, iyice karıştırın. Bu sıvıyı ovarak başınıza sürün ve bu durumda 15 dakika ile yarım saat arasında bekleyin. Ardından saçınızı yıkayıp durulayın. Bu tedavi koyu renk saçlara yeni bir canlılık ve parlaklık verir.

1 yemek kaşığı çörek otu ve susam otunu, 1 yumurta sarısı ile karıştırıp saçınıza sürün, 15 dakika bekletin. Sonra saçlarınızı ılık su ile durulayın. Bu kürü, haftada 1 kez uygulayabilirsiniz. kaynak..

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Bitkisel Sabunlar ve Faydaları 3


ADAÇAYI Sabunu
Adaçayı değişik alanlarda kullanılan çok yönlü bir bitkidir. Dudakların kenarlarında meydana gelen çatlakların tedavisinde ve epilasyon sonrası oluşan kızarıklık ve tahribatı gidermek için kullanılabilir. Açık yaralarda çok yoğun olmamakla beraber köpüğü ile masaj yapılması deride güçlendirici etki yapar. Böcek sokmalarında, sokulan bölgeye adaçayı sabunun köpüğü uygulanabilir.

KARANFİL Sabunu
Cilt sarkmasını ve kırışmasını önler, ergenlik sivilcelerine ve cilt çatlaklarına karşı etkilidir. Ayrıca metabolizmayı düzenler. Antiseptik ve antibakteriyel etkileri bulunmaktadır.

NERGİS Sabunu
Bu şifalı bitki ayrıca, altıncık, ölüçiçeği, tıbbi öküzgözü, nergis , portakal nergisi ve tıbbi nerkis olarak da anılır ve sokak çiçekçileri onu susi adı ile de tanırlar. Kansere ve kanser türü çıbanlara karşı kullanılan bitkilerdendir. Meme kanserlerinde hastanelerde nergis sabunu ile masaj yapıldığı ve iyi netice alındığı bilinmektedir. Varislerin tedavisinde ve ayak mantarlarının tedavisinde kullanılması faydalıdır. Vajinal mantar hastalıklarında da yıkama ve köpük banyoları uygulanmalıdır.

kaynak

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Gelinlikte Tasarruf Yapmak İçin Dikkat Edin

Biliyorsunuz özel günler söz konusu olduğunda, her olay ekstra pahalı olarak planlanıyor üreticiler tarafından. Her zaman gittiğiniz kuaför, gelin başı için daha fazla talep eediyor, ayakkabılar gelin ayakkabısı olunca pahalanıyor ve elbette gelinlikçiler de insanlar mecbur alacağı için fahiş fiyatlar veriyor.

Yaklaşık 1 ay kadar önce şehir dışına gönderilmek üzere arkadaşımla İstanbul’da gelinlik araştırdık. Bir gelinin kendi gelinliğini seçememesinden daha kötü ne olabilir ki diye düşünüyorsunuz eminim. Ancak o kişinin Istanbul’a gelme imkanı yoksa ve bulunduğu şehirde modası geçmiş 10 modelden birini seçmek zorunda kalması ile kıyaslanacak olursa, bu büyük bir ayrıcalıktı onun için. Üstelik resimlerle de seçmesine yardımcı olduk.

Üsküdar’da oturduğum için önce çarşıdaki gelinlikçilere baktık. Bazı modelleri beğendik ve sıfır gelinlikler için ortalama 1000 tl fiyat aldık. Gelinlikçilerin hepsi kendi dikimleri olduğundan, modellerde çeşitli modifikasyonlar yapılmak istendiğinde hemen yapıyorlar. Üstelik gelinliklerin arkası çapraz iplerle bağlanacak şekilde dikilmiş oluyor genelde. Böylece her vücuda uyacak şekilde sıkılabiliyor.

Daha sonra gelinlikçilerin mekanı Fatih’i gezdik. Fatihte çok sayıda model ve mağaza olmasına rağmen, sanırım merkez olduğu için, Üsküdar’da sorduğumuz gelinlik modellerine eşdeğer (hepsi yeni model farklı gelinliklerdi) modeller 1500-1750 den başlayıp çok yüksek fiyatlara kadar uzanıyor.

En son olarak da Mahmutpaşa’yı gezdik, çünkü zaman zaman ordaki başka işlerim için gittiğimde çok hoş modellerin yer aldığını görüyordum. (Çok eskiden genelde modanın çok gerisindeki modeller olurdu, bakamazdınız bile). Aaa burda böyle gelinlikler de mi varmış deyip de fiyatları sorduğumda hiç de ucuz olmadığını öğrendim, 1900 tl civarı. Yalnız özellikle burdaki gelinliklerin aşırı taşlı, parıltılı vs olduğunu belirtmeliyim. Sade modeller sevenlere pek hoş gelmeyecektir.

Sonrasında yine başladığımız yere döndük ve Üsküdar’da beğenmiş olduğumuz gelinliğe biraz pazarlık yaparak ve de aciliyeti olduğu için 650 tl’ye kiraladık. O kadar hoşumuza gitti ve böyle ucuza aldığımıza çok sevindik çünkü bu gelinliğin fatihte 2000 tl lik gelinliğe eşdeğer bir model olduğunu söylemeliyim. Bu harika indirim, biraz bayanın iyi niyetinden ve biraz da gelinliğin kısa süre için alınıp geri getirileceğinden kaynaklandı. Çünkü bir hafta içinde kullanılıp geri gelecekti ve o gelinliğin bir haftada satılması, öyle sakin bir yerde pek mümkün olmayabilirdi. Yani satıcı, bir hafta burada boş boş durup hiç bir kar getirmeyeceğini düşünerek, bir haftada 650 tl kazanmayı tercih etti. Bize gelinlik ile birlikte, el çiçeği, saç çiçeği, duvak ve takı çantası verildi.

Ve gelinliğin sahibi gelin, gelinliğini çok beğendi. Üzerine tam oldu ve çevresindekiler onun gibi bir gelini ilk defa gördü.

Bu yüzden bazı tavsiyelerim olacak.

–> Eğer gelinliğinizi diktirecekseniz, gelinlik merkezlerine değil daha sakin semtlere gidin. Nasılsa istediğiniz modeli diktireceksiniz. Onların vitrinlerinde Fatih’teki gibi gösterişli modeller olmaması, dikemeyecekleri değil henüz bunu talep eden olmadığının göstergesidir.

–> Eğer diktrmeyip hazır modellerden almayı düşünüyorsanız, gezin, modelinizi gelinliğinizi beğenin. Almak istediğinizi belirtin ve pazarlık yapın. Çünkü mevcut gelinliğin tüm işi bitmiş olduğundan, yeniden fazla bir uğraş gerektirmeyecektir. Ve satıcı elinde olan gelinliğin elde kalmasındansa daha ucuza vermeyi kabul edecektir.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)

Atıştırarak Kilo Kontrolü


Öğünler arasında atıştırdığımızda kilomuzu daha rahat kontrol edebiliyoruz…
İtalyan La Stampa gazetesinde çıkan habere göre, ABD’li bilim adamları ana öğünler arasında en az bir kez bir şeyler atıştırma alışkınlığına sahip kişilerin kilo alma risklerinin daha düşük olduğunu gözlemledi.

12-18 yaşları arasındaki 5 bin 800 Amerikalının beslenme alışkanlıklarını inceleyen bilim adamları, ara öğünlerin obezite riskini azalttığını gördü. Katılımcılardan sadece ana öğünlerde yemek yiyenlerin yüzde 39’unun kilolu ya da obez olduğunu kaydeden bilim adamları, ara öğünlerde atıştırma alışkanlığı olanlarda ise bu oranın yüzde 22 olduğunu belirtti.

Araştırmacılara göre, öğünler arasında atıştırmak kolestrol ve diyabet seviyesini kontrol altında tutmaya yardımcı oluyor. Ara öğünlerde tüketilen gıdaların abur cubur türü gıdalar olmaması gerektiğine de dikkati çeken bilim adamları, ailelerden çocuklarını taze ya da kuru meyve ve tahıl gevreği gibi sağlıklı yiyecekler tüketmeye teşvik etmelerini istedi.

VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
VN:F [1.9.20_1166]
Rating: 0 (from 0 votes)